Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2011 Cumartesi

Bir Verd-i Rana

Hamamîzâde Ismail Dede Efendi



Bir verd-i rânâ ettim temâşâ
Dil sende hala ah dilsitanım
Kışmıri dilber, şirin-u esmer
Keysusu anber, ah dilsitanım
...

Makam: Ferahfeza
Solist: Mustafa Doğan Dikmen

6 Aralık 2011 Salı

Ah Yine Neş’e-i Muhabbet



Makam  : Hicâz
Usul      : Yörük Semai
Bestekâr: Hammâmi-zâde İsmail Dede Efendi
Güftekâr: Bilinmiyor


SÖZLER
Yine neş'e-i muhabbet dil ü cânım etti şeydâ
Yine bezm-i ayş ü vuslat edip ehl-i aşkı ihyâ
Amân ey gül-i nihâlim beni eyle valsa şâyân
Sana cân ü dil fedâdır gönül andelib-i gûyâ

(Âh) O güzel başın için, o hilâl kaşın için
Gel gel âşık-ı nâlân, gel gel dil sana hayrân
Tenni tenni tennenni tennen
Gel gel kaşı kemânım, gel gel dilde nihânım.

30 Kasım 2011 Çarşamba

Yine Zevrak-ı Derunum Kırılıp Kenare Düştü

Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düştü
Dayanır mı şîşedir bu reh-i seng-sâre düştü

O zamân ki bezm-i cânda bölüşüldü kâle-i kâm
Bize hisse-i mahabbet dil-i pâre pâre düştü

Gehî zîr-i serde desti geh ayağı koltuğunda
Düşe kalka haste-i gam der-i lûtf-ı yâre düştü

Erişip bahâra bülbül yenilendi sohbet-i gül
Yine nevbet-i tahammül dil-i bî-karâre düştü

Meh-i burc-ı ârızında gönül oldu hâle mâ`il
Bana kendi tâli`imden bu siyeh sitâre düştü

Süzülüp o çeşm-i âhû dedi zevk-i vasla yâ hû
Bu değildi niyyetim bu yolum intizâre düştü

Reh-i Mevlevîde Gâlib bu sıfatla kaldı hayrân
Kimi terk-i nâm u şâne kimi it`ibare düştü

Şeyh Galib



1. Gene gönlümün gemisi parçalanıp kıyıya düştü. Bu gönül sırçadandır; taşlık bir yola düştü; dayanması kabil mi? (Gönül, sevgi denizinde dolaşırken taşlık bir yer olan ayrılık kıyısına düşüp parçalanan sırçadan bir gemiye benzetiliyor. Kırılıp yani parçalnıp kıyıya düşmesi aşkın ıztırapları yüzündedir. Zevrak, kayık demektir. Eskiden küçük zemzem şişelerine bu ad verilirdi. Bunlar çabuk kırılan camdan yapılırdı. Şair, burada gönlü bu pul şişe denen şişeye bentiyordu.)

2. Can meclisinde dilek kumaşları bölüşüldüğü zaman sevgi payı olarak bize bu parça parça olmuş bir gönül. düştü.

3. Gam hastası bazen eli (testisi) başının altında bazan da ayağı (kadehi) koltuğunda olduğu halde düşe - kalka sevgilinin lütûf kapısına gelip yıkıldı.

4. Bülbül bahara erişti ve gül sohbeti yenilendi; fakat tahammül nöbeti, sırası gene kararsız gönüle düştü.

5. Gönül, sevgilinin ayı andıran yanağının burcundaki (yıldız kümesindeki) beni sevdi; ona meyletti; bana kendi tâliimden bu kara yıldız düştü.

6. Sevgilinin o ceylan gözleri süzülerek kavuşma zevkine Ya Hû dedi. Ne yapayım? böyle olmamamlıydı; beklediğim bu değildi. Artık yolum bekleyişe düştü. " Yolum artık bekleme yoludur"

7. Galib, Mevlânâ'nın yolunda bu sıfatla yani Mevlevî olarak hayran kaldı. Halbuki, kimisi adını ve şânını terk etmek kaydına düştü; kimisi de itibar yoluna düştü.

9 Kasım 2011 Çarşamba

Bir Şuh-i Sitemkâr


Bir şuh-i sitemkâr yine saldı beni derde
Koydu nitekim başımı bin türlü kederde
Ağlar gezerim her gece, her vakt-i seherde
Sevdim seveli terk edemem hayr ile şerde
Bir misl-i melek, zat-ı peri hüsn-ü beşerde


Gül bülbüle aşık mı nedir, zârını bekler
Pervane dahi yanmak için nârını bekler
Sevdalı gönül göz yorarak yarını bekler
Sevdim seveli terk edemem hayr ile şerde
Bir misl-i melek, zat-ı peri hüsn-ü beşerde

(Elazığ Türküsü)

Seslendiren: Erkan Ogur
                                  

28 Ekim 2011 Cuma

Dök Zülfünü Meydana Gel


Dök Zülfünü Meydana Gel ediker18

Makam: Hisâr-Bûselik
Usul: Raks Aksağı

Bestekâr: Mustafa Çavuş
Güftekâr:


Dök zülfünü meydana gel sür atını ferzane gel
Al daireni meydane gel bülbül senin gülşen senin yar yar aman aman
Aşıkınam hayli zaman dil muntazır teşrifine gel aman aman

Verdin cevap ünvan ile yaktın sinem sûzan ile
Bülbül senin gülşen senin yar yar aman aman
Aşıkınam hayli zaman dil muntazır teşrifine gel aman aman

12 Temmuz 2011 Salı

JÜLİDE SEZEN -- Rüzgar Uyumuş Ay Dalıyor Her Taraf Issız



Makâm : Acemkûrdî
Usûl : Yürük Semâî
Bestekâr : Refik Fersan
Güftekâr : Cenâp Muhittin Kozanoğlu

Rûzgâr uyumuş, ay dalıyor, her taraf ıssız
Ölgün bakıyor varsa uzak bir iki yıldız
Gel çıt bile yok korkma benim bahçede yalnız
Ey gözlerinin rengi kadar kalbi güzel kız...